Gecenin bilmem kaçı yine...
Bilmem kaçıncı sigaranın izmaritinin kokusudur titreyen ellerimde...
Yalnızlık hiç dokunmadı sonbahardaki gibi.. Kimse etmemiştir bana sonbaharın ettiğini...Ki hep kayırmışımdır mevsimlerin arasında kendilerini, yaranamamışım demek ki...
Üzülmekse üzülmek,
düşmekse, zaten dibe vurmuş bir haldedir umutlarım,
özlemekse en afillisinden mevcut bende...Sevdanın da en acıtanı, en yaralayanı makbuldur yüreğimde...
Yani uzun lafın kısası, bu sonbaharla başım dertte, bir isyan başlatasasım var ki içimde
hani kendimi yerlere atayım, başımı taşlara vurayım, kendimi kahredip bitireyim de şu yalnızlığa bırakmayayım yüreğimi diyorum olmuyor...
Ah delisiyim bu yalnızlığın...
Ne kadar kızsam da küssem de, kimsesizliğimin tek sarıp sarmalayanı, yüreğimi yasladığım yegane umudum, ellerinin yerine koyduğum tek sıcaklık ve karanlığında yitip gittiğim gizli sığınağımdır benim...
[CENTER ALIGN=CENTER]
Pek havamda değilim, yoksa ben de yazabilirim "sen benim gözlerimden düşerken gökyüzünün büyüsüne kapılıp ta buharlaşıp kaybolan düşlerimsin"gibi süslü püslü cümleler..
Elim varmaz bir türlü,
Çünkü sen şimdi benim gözyaşımsın, gözümün yaşısın...
Oysa sen hep benim gözümün, gönlümün nuruydun..
Şimdi yarım bir şarkısın dilimde, diğer yarısını başka bir bahara ertelediğim...
Özlediğimsin...
Ve beklediğim...
[/CENTER ALIGN]