Kendimi sınamak istiyorum ve merak ediyorum neler yapabileceğimi seninle…
Yaptıklarımı biliyorum, sevdim seni… Sevilebileceklerin, bugüne kadar görmediği sonsuz, sınırsız bir aşkla hem de.
Sesini sevdim önce, yüreğinin çığlıklarını aldım, ortak ettim hüzünlerime. Gülüşünü sevdim sonra, olur olmaz zamanlarda gelen yağmurlar kadar beklenmedik ve yıllardır açmayan çiçeğimde bir sabah bembeyaz bir tomurcuk görmek kadar heyecan veren gülüşünü…
Hani dokunduğu yeri yakacakmış gibi duran ellerini de sevdim…
Gözlerini buraya yazmıyorum, o başlı başına bir yazıyı hak ediyor zira…
Ve sana dair her bir ayrıntıyı (isimlendiremediğim binlerce hücreni…) sevdim ben…
Öfkeni sevdim, alıp kendini gitmeni…
Senin için döktüğüm her damla gözyaşımı, her küsüşünü ayrılık sanışımı ve bu ayrılıklarda kendimi kaybedişlerimi evrende, sesinle kendime dönüşlerimi sevdim…
Gelişlerini sevdim sonra, büyük bir seremoni ile dönüşünü karşılamamı ve aşkımı şölenle yeniden sunuşumu…
Kaybedişlerimi sevdim, gözyaşlarımla taçlandırdığım yenilgilerimi, sana yenilmek bile ödüldü belki…
Zordun…
Yokuşlara sürdün yüreğimi, yordun…
Yokuşlarımı sevdim ben, aşkından aldığım son bir gayretle bütün tepeleri aştımsa da, her tepenin ardında bulduğum yeni engelleri sevdim…
Ördüğün her duvarı bazen inadımla, bazen coşkumla, çokça da aşkımla yıkmalarımı, yıkılan her duvarın ardında beni gördüğünde gözlerinin ışımasını sevdim…
Seninle yaptıklarımın farkındayım… Bilerek ve isteyerek yaptım, hiç pişman değilim…
Şimdi yapamadıklarım var elbette sırada;
Ben kendimi sana sunarken, kendimi de sınamak istiyorum ve merak ediyorum neler yapabileceğimi seninle…